Showing posts with label tv. Show all posts
Showing posts with label tv. Show all posts

Monday, 9 June 2014

Kardeş Payı 14. Bölüm Üzerine

Star'da yayınlanan Kardeş Payı geniş izleyici kitlesi ile özellikle genç orta yaş grubu için şimdiden liste başı olan bir dizi haline geldi. TV'deki birçok dizi gibi saatlerce sürüp insanı kitlemeyen yapısı ile akıcı replik ve konusu bizi bizden alan bir yapım ama 14. bölüm konusunda seyiricisi öyle bir bölündü ki dizi öncesi yayınlanan jenerik'de Hz. Musa ve Kızıldeniz geçişini işleseler ancak anlatabilirler bu durumu.


Gelelim 14. bölüme ne oldu da bölündük, Ali ve Metin Özdemir'in babası emekli yüksek mühendis Tahsin Özdemir, Yiğit'in babasının planı sonucu "yanlışlıkla" öldü. Ölümün kalp krizi geçirten bir zehirle gerçekleşmesi 13. bölüm sonunda izleyici ölmeyecek 14. bölümde bir şekilde buradan dönüş yapacaklar hatta hepsi rüya çıkacak noktasına kadar genişletti. Klişeleşen şekilde ana karakter ölümünü bölümlere yaymadan 5 dakikada duyuran dizi bundan sonrasında da beklentinin dışında olmalıydı ve olduda. Ne oldu peki? 14. bölüm önceki bölümde hastanede kaldığımız yerden cenaze sürenin başladığı bir sahne ile başladı ve bir çok kişiyi o anda dumura uğrattı bile. Bölüm genel olarak bir cenaze sürecini ajite etmeden özelliklede ekşisözlükdeki bazı yazarların yazdığı gibi "cenaze pornosu" seviyesine çıkarmadan yaşattı. Çünkü ne cenazeyi gösterdi ne cenaze namazını ne de defin anını insanların duygularıyla oynayacak asıl temel noktalar hep pas geçildi pas geçmeyen diziler aha orada gidip izleyebilirsiniz. Bölüm de karakterlerin durumu neydi peki; anne Hamiyet Özdemir bir anne olarak 40 yıllık eşinin kaybının ardından en çok çökendi ilk anda aslında en çok kaybeden en çok içi acıyan olarak verdi tüm duyguyu bize. Ali Özdemir evin büyük evi olarak girmesi gereken yeni role sanki dünden hazırmışcasına dik durmaya çalışan işleri yürütmeye çalışan evin yeni büyüğüydü birkaç kez eski eşine yaklaşması ilk anda ne yapıyor dedirtsede sonradan gördük ki kendisini en rahat hissettiği kişinin yanında dağıldı ve o dağılma bölümde o ana kadar dağılmayanları yerle bir etti zaten. Metin Özdemir ortanca çocuk olarak ne yapsa ne yapmasa ortada kalan Sezai ile ağlayana kadar tam olarak ne yaptığıda belli olmayandı. Feyza babasını kaybeden o küçük kızdı ki daha fazlasına gerek yoktu. Mahalleli çoğunlukla artık kaybettiğimiz ama hala bir yerlerde var olan o mahalleydi, cenaze evine yardım eden geride kalanları ayakta tutandı, özellikle Hilmi karakteri ve hikayesi dizi içerisinde anlık olarak unutulmayacak şekilde ele alındı. Hilmi'nin babasının muhtemelen yokluk sebebiyle ortada kalan cenazesi ve sonraki hayatı. Dizi genel hatları ile böyleydi peki ama eleştirilen neydi? Eleştirilen bölümün komediden uzak olması baştan sona ağır bir dram olması ve kimisine göre bir klişe olan "hamile anne" sendromu ile sona ermesi oldu. Peki öyle mi oldu hayır, çünkü Kardeş Payı adı gibi kardeşlerimiz gibi yaşanan bir hikayeyi verdiği için sevdiğimiz samimi ve absürt olmayan absürt komedisi ile bizlere kendisini sevdirmişti ve tabii ki sırf bizi güldürecek diye Kavak Yelleri gibi birisi ölünce 5 sene ileri gidip güldürmeye devam edemezlerdi hayatta ne varsa yaşayarak gitmeleri gerekiyordu ki bu yaşatma sürecini reyting kaygılı olarak değerlendirenler unutmasın zaten komedi olmadığı için eleştiren sizdiniz birde bunları görmek için mi izlediniz? Ki aslında bir cenaze durumunda insanın başına ne gelir ne yapılması gerekiri de öğretti ki günümüz beyaz yakalı insanının en çok ihtiyaç duyduğu durumlardan ki daha önce Ertuğrul Özkök Hürriyet gazetesinde bunu ele almıştı ki dizi ele aldı öğretti ve unutturmayacak, ama tabii ki burada öğrendiklerimizi Allah kullandırmak zorunda bırakmasın diyoruz.

Dizide ajitasyon yoktu, kopukluk, bağımsızlık, reyting kaygısıyla hareket yoktu peki ama ne vardı?

Dizide baştan beri bir planlama vardı bence, öncelikle Tahsin dizi başından beri kendine dikkat eden protein tozu tüketen düzenli spor yapan atom karınca gibi biriydi ama aynı zamanda muhtemelen "viagra"da kullanan biriydi. Yani cami yıkılmıştı ama mihrap yerindeydi. Tahsin kendine dikkat ederken Hamiyet'i pas geçmemiştir diyoruz ayrıca hikayenin ana odağı olan motor konusunda "uzman"lar artık bu işin sizin diyerek motorun çalışabileceğini söylediler yani hikaye basamak atladı ama süreç artık motora devam edip etmeme gibi farklı bir noktaya geldi çünkü artık eve bakılması lazım.

 Diziye çok laf geçirildi özellikle bölüm senaristi Onay Durgun'a denmedik laf kalmadı hele ki ağlarken iyi sövdük ama her şey plan dahilindeydi bence özellikle o gelen teyit telefonu ve ilaçlar kısa süre sonra aslında babanın ve annenin tahmin edilmeyenlerini ortaya dökecektir.

Friday, 22 November 2013

Podcast Nedir? Eğitimde Podcast Nasıl Kullanılabilir?

     Podcasting, çoğunlukla dizi halindeki dijital medya ürünlerinin internet üzerinden genellikle besleme yoluyla bilgisayar ve taşınabilir cihazlara indirilebilecek şekilde yayınlanması. Podcast sözcüğü 2000'li yıllarda "iPod" sözcüğündeki pod ve "broadcast" sözcüklerinden oluşturulmuştur. Podcastlar ilk defa iPod için geliştirilmiş olmakla birlikte podcast tabiri günümüzde sadece iPod için kullanılmamaktadır. Podcast sisteminin internetten bir programın ses ya da video kaydını indirmekten farkı beslemelerin kullanılması ve böylece her yeni bölümü özel yazılımların izleyerek otomatik olarak yükleniyor olmasıdır. (Hammersley, 2004).
      Herhangi bir zaman ya da mekanda kullanılabilen ses dosyalarının eğitimde kullanılması düşüncesi tabi ki kaçınılmazdır. Özellikle tekrar tekrar izleme, dinleme olanağı sunan podcast sistemi devamlı güncel ya da güncellenebilir olması ve de internete bağlanana bilen herhangi bir cihazdan daha fazlasını istemeyerek eğitimde kullanılabilir olmak adına en baştan çeşitli kolaylıklar sunmuştur. Podcastler en basit uygulamaya başlama noktası olarak ders kayıtlarının internet üzerinden ders sonrası yayınlanması ele alınabilir. Her derste yapılan kayıtlar ders sonrası belirlenmiş yayın ağı üzerinden yayınlanarak RSS güncellemeleri ile tüm abonelere ulaştırılarak günlük tekrar yapmaları ya da kaçırdıkları dersi takip etmeleri mümkün olacaktır. Ayrıca uzaktan eğitim uygulamaları çerçevesinde de oluşturulan ya da oluşturulabilecek podcast ortamları düzenli aralıklarla uzaktan eğitim ağına dahil edilerek öğrencilere destekleyici öğrenme hizmeti olarak sunulabilirler.
      Podcast sistemleri sadece yayınları takip etme imkanını aşarak artık başlı başına takip edilecek bir yayın ortamı olarak karşımıza çıkmıştır, yapılması gereken bu ortamın değerlendirilmesi ve kullanılması için gerekli sistemlerin kurulmasından daha fazlası olmaması gerekmektedir çünkü özellikle medya kurumlarının podcast sistemleri bu işin ne olduğu ve nasıl yapılması gerektiğini gösterir noktaya gelmiştir.
Kaynakça:
Gribbins, M. (2007). Podcasting in Higher Education. Proceedings of the Second Midwest United States Association for Information Systems. May 18-19, 2007. Springfield, IL.
Hammersley, B. (2004). Audible revolution. The Guardian (12 February 2004).